Seneca 63. Mektup

 

63. Mektup

O halde dostluklarımızdan doludizgin zevk alalım, nasibimizin süresini bilemiyoruz çünkü. Düşünelim bir defa, uzun bir geziye çıktığımızda onları ne kadar uzun zaman bırakıp gittik; aynı yerde oturduğumuz halde çok zaman görmediğimiz oldu; böyle düşünürsek, onları yaşarken daha çok yitirdiğimiz meydana çıkar. Dostlarına karşı pek ihmalci davranıp da arkalarından perperişan yas tutan, onları ancak yitirince seven insanlara da katlanabilir misin? Bunların dostlarını sevdiklerinden kuşkuya düşeriz diye korkarlar ve işte bu yüzden böylesine aşırı bir yas içindedirler, kederlidirler, sevgilerinin geç kalmış belirtisini sergilemeye yönelirler.

*

Atalarımız kadınlara bir yas süresi tanımışlardı, o kadar süre yas tutsunlar diye değil, daha uzun süre tutmasınlar diye! Erkekler için yasal bir süre yoktur çünkü hiçbir süre yaraşmaz erkeğe. Ama yakılan odun yığınından zar zor uzaklaştırılan, üstüne kapandığı cesetten zor koparılan şu kadınlardan bir tanesinin gözyaşlarını bir ay akıttığını gösterebilir misin bana? Hiçbir şey acı kadar çarçabuk nefrete dönüşmez. Acı tazeyken bir avutucu bulur kendine, kimi insanları çeker yanına; sürüp giderse de gülünç olur, yanlış değildir çünkü bu; ya yapmacıktır ya da deliliktir. 


Sana bu satırları pek sevdiğim Annaeus Serenus için çok gözyaşı döken bir kişi sıfatıyla yazıyorum. Hiç istemediğim halde, acısına yenilen insanlara bir örnek oldum. Öyle ama bugün davranışımı kendim ayıplıyorum; anlıyorum ki, böylesine yas tutmanın büyük bir nedeni varmış, meğer onun benden önce ölebileceğini hiç düşünmemişim. Hep şunu göz önünde tutuyormuşum: “Benden küçük, çok küçük,” diyormuşum, sanki kaderler bir sıra gözetirlermiş gibi. Bu yüzden kendimizinde, sevdiğimiz herkesin de ölümlü olduğunu aklımızdan hiç çıkarmayalım. Şöyle demeliymişim o zaman: "Benim Serenus’um benden küçüktür, ama neye yarar bu? Benden sonra ölmesi gerek ama önce de ölebilir." Böyle yapmadığım için, kader bana tokadını hazır olmadığım bir zamanda indirdi. Şimdi her şeyin ölümlü ve belirsiz bir yasaya göre ölümlü olduğunu düşünüyorum artık. Bir gün olabilecek şey, bugün de olabilir. O halde, sevgili Lucilius'um, dostumuzun gitmesine acı duymak yerine, bizim de çok geçmeden geleceğimizi düşünelim; hem belki de, bilgelerin söyledikleri gerçekse, ölümden sonra bizleri bekleyen bir ülke varsa, öldü sandığımız kişi önceden yollanmıştır oraya.211

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kalbin Secdesi

Enflasyon Nedir?

Aklın Üzerindeki Sessiz Tehdit