YİĞİT AHİLER
Bugün yabancı bir şehirde yalnız kalan birinin yanına, onu hiç tanımadığı hâlde yolunu sormadan eşlik eden birine rastlamak kolay değil. Oysa seyyah İbn Battuta'nın XIV. yüzyılda ziyaret ettiği Denizli'de misafirperverlik öylesine köklü bir gelenekti ki, insanlar bir yolcuyu ağırlayabilmek için birbirleriyle yarışıyordu. İbn Battuta, Seyahatname 'de şehre girişlerini anlatırken ilginç bir sahneden söz eder. Çarşıdan çıkan bazı dükkân sahipleri, yolcuların hayvanlarının dizginlerine sarılır. Ne olduğunu anlamakta zorlanan İbn Battuta'ya bunun sebebini açıklarlar: Bunlar yiğit Ahilerdir. Her biri onları misafir etmek istemektedir. Kimin ağırlayacağına ise kura ile karar vereceklerdir. Bu sahne bana Şırnak'ta yaşadığım iki olayı hatırlatıyor. O yıl, kendi tercihimle defterdar yardımcısı olarak Şırnak'a atanmıştım. Minibüsten indiğimde yanımda oturan genç bir yolcu, yabancı olduğumu anlamış olacak ki benimle birlikte indi. Ne adımı sordu ne de kendini tanıttı. Bavul...