İnsanın Asıl Yoksulluğu
“Külâhın sat yine lâkin yokuncul olma nâ-merde / Cihânda kelle sağ olsun külâh eksik değil merde…” — Necib Bazı sözler vardır; kulağa uğramaz, doğrudan kalbe iner. Necib’in beyti de böyledir. İlk bakışta yoksulluğa dair bir öğüt gibi görünür; oysa biraz durup içe bakınca başka bir kapı aralar: Asıl yoksulluk nedir? İnsan neyi kaybedince gerçekten eksilir? Parasını mı? Malını mı? Gücünü mü? Yoksa bir gün aynaya baktığında, gözlerinin içine bakacak cesareti mi? Hayatın terazisi acımasızdır: Güçlü zayıflar, sözü geçen susar, eli veren el açar. İtibar yalnızlıkla, cesaret korkuyla, varlık darlıkla sınanır. İnsan çoğu zaman kaybettikleriyle değil; kaybederken neye dönüştüğüyle imtihan edilir. Necib’in inceliği burada gizlidir: “Külâhını sat” der, yani eksilmekten korkma. Çünkü mal kaybolur, makam söner, düzen bozulur; fakat insanı küçülten bunlar değildir. Ardından ağır bir uyarı bırakır: “Nâ-merde yokuncul olma.” Aç kalmak başka, haysiyetini aç bırakmak başkadır. Yardım görmek başka, ö...