Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İçsel Kale: Yukarıdan Bakmayı Öğrenmek

  İçsel Kale: Yukarıdan Bakmayı Öğrenmek Bu yazıyı kendime yazdım. İnsan gerçekten ne zaman özgür olur? Dış dünyanın engelleri ortadan kalktığında mı, yoksa o engellerin zihnimizde kurduğu hâkimiyeti fark ettiğimizde mi? Modern hayat, insanı sürekli olayların içine çeken bir akış üretir. Bir söz, bir haksızlık, bir yanlış anlaşılma… Küçücük bir an, bir anda zihnin merkezine yerleşir. İnsan kendini o olayın içinde savunurken bulur; haklılığını kanıtlamak, incinmişliğini anlatmak, karşılık vermek ister. O anın içinde her şey büyür. Sorun devleşir, insanın zihni ise daralır. Fakat belki de sorun, olayların büyüklüğünde değil; onlara baktığımız yerin darlığındadır. İnsan bir tabloya çok yakından baktığında yalnızca renk lekeleri görür. Resmin bütününü görmek için birkaç adım geri çekilmek gerekir. Hayat da böyledir. Yaşadığımız meseleleri yalnızca bulunduğumuz yerden gördüğümüzde onları abartırız; fakat zihnimizi biraz yükselttiğimizde, olayların gerçek ölçüsü ortaya çıkar. Stoacı düşü...

Onurun Adresi

  Onurun Adresi Fatiha Suresi’nde yer alan “Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz” hitabı, kul ile Rabbi arasındaki en sahih sözleşmedir. Bu ayetin “Yalnız senden yardım dileriz” kısmı ise insanın acziyetini itiraf ettiği, kudreti sonsuz olana yöneldiği bir teslimiyet cümlesidir. Burada dikkat çekici olan, cümlenin çoğul kipte gelmesidir: “Dilerim” değil, “dileriz.” İslam bilginleri bu inceliği şöyle yorumlar: Kul, yalnız başına değil, ümmet bilinciyle dua eder. Çünkü insan tek başına güçlü değildir; toplulukla, kardeşlikle, cemaatle ayağa kalkar. Ancak yardımın kaynağı yine tektir. Yardım kelimesi Arapça’da “istiâne” kökünden gelir. İstiâne, yalnızca zor anlarda başvurulan bir çığlık değildir; hayatın her anında rehberlik talebidir. Nefes alırken, karar verirken, sabrederken, affederken… İnsanın en gizli mücadelelerinde dahi “Yalnız senden yardım dileriz” demesi, nefsin kibir zırhını çatlatır. Bu cümle, insanı edilgenliğe değil, sorumluluğa çağırır. Çünkü İsla...