Kayıtlar

Helal-Haram Hassasiyeti

  Helal - Haram Hassasiyeti 10. 05.2021   Ebû Hanîfe Hazretleri, ticaretle geçinen ve hayli servet sahibi bir kimse idi. Ancak aynı zamanda ilimle de meşgul olduğundan ticârî işlerini vekili vasıtasıyla yürütür, kendisi de yapılan ticaretin helâl dâiresi içinde olup olmadığını kontrol ederdi. Bu husustaki hassasiyetine bir misal olmak üzere şu hadiseyi nakletmek yeter sanırım: Ebu Hanife, bir defasında ortağı Hafs bin Abdurrahman'ı kumaş satmaya göndermiş ve ona: "- Ey Hafs! Malda şu şu özürler var. Onun için bunu müşteriye söyle ve şu kadar ucuza sat!" demişti. Hafs da, malı İmâm'ın belirttiği fiyata satmış, ancak ondaki özrü müşteriye söylemeyi unutmuştu. Durumu öğrenen Ebû Hanîfe Hazretleri, Hafs bin Abdurrahmân'a: "- Kumaşı alan müşteriyi tanıyor musun?" diye sordu. Hafs'ın, müşteriyi tanımadığını belirtmesi üzerine İmâm, helâl kazancının lekeleneceği endişesiyle, satılan maldan elde edilen kazancın tamamını sadaka olarak dağıttı. İşte onun bu ta...

Google Dokümanlar (Canlı Dosya!)

  Canlı Dosya (Google Dokümanlar) Çok eski yabancı filmleri izlemeyi severim. Filmi izlerken o günün kültürünü, giyimini, araç gereçleri, teknolojik cihazları da gözlemlerim. Genelde izlediğim Amerikanın 1930'lu yılların filmlerindeki gelişmişlik seviyesi 1990 ların ülkemizin seviyesinin altında değildi.  1957 yapımı meşhur bir film olan 12 Kızgın (Öfkeli) Adam, orijinal adıyla 12 Angry Men izlerken (Bu arada izlemeyenlerin izleme listelerine almalarını ve bir an önce izlemelerini tavsiye ederim.) lavaboda kullanılan el kurulama sistemi dikkatimi çekmişti. Cihaz şimdiki şişman görünümlü otomatik kağıt havlu makinelerine benziyordu. Bir farkla elektrikli değildi ve havlu da kağıt değildi. Cihazın şişman kısmında bildiğimiz kağıt havlu rulosuna benzer üzerine bez sarılmış bir rulo vardı. Bezi iki elle  tutup aşağıya doğru çektiğinizde temiz bez iniyor, kirli bez ise makinenin içindeki kirli bez rulosuna sarılarak geri gidiyordu. Yani bez rulo bir bütün. Adamlar o zamanlar...
  Her gün ölmektense… Ölüm korkusu çeken yetişkinler, egzotik bir hastalığa yakalanmış yabancı kuşlar değil, aileleri ve kültürleri onları ölümün dondurucu soğuğundan koruyacak uygun giysileri dikmeyi başaramamış kadınlar ve erkeklerdir. (Schopenhauer) Yaşamı tehdit eden bir durumla karşılaşan canlıların gösterdiği tepkiye ölüm korkusu; Yaşamı tehdit eden bir durum olmaksızın öleceğini bilmenin yarattığı endişe ölüm kaygısı olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla ölüm korkusu diye tarif ettiğimiz duygu yoğunlukla ölüm kaygısıdır. Ancak halk dilinde ikisine de ölüm korkusu denildiği için biz de yazımızda iki duyguya da ölüm korkusu diyeceğiz. İnsanoğlu tıpkı diğer canlılar gibi doğar, yaşar ve ölür. Dolayısıyla ölümden kaçmak mümkün değil. Bu bir olgu. Fakat diğer taraftan sürekli ölüm kaygısı içerisinde yaşayarak adetâ her gün ölmek de ruh sağlığını bozar. İnsanların ölüm korkusunu bir sınıflandırmaya tâbi tutacak olursak, bu yöndeki kaygıların temelinde ağırlıklı olarak ölüm sonrasında...
  Diderot Etkisi:   18. yüzyıl aydınlanma çağı düşünürlerinden Fransız yazar ve filozof Diderot'nun borç içinde olduğunu duyan Rus imparatoriçesi Büyük Katerina, Diderot’nun kütüphanesini satın alıp 25 yıllık maaşını da peşin ödeyerek onu zor durumdan kurtarır Maddi durumu düzelen Diderot' ya bir arkadaşı çok şık bir kadife sabahlık hediye eder yeni sabahlığın verdiği keyifle çalışma masasına oturan Diderot bu eski masanın yeni ve gösterişli sabahlığına hiç uymadığını fark eder. Aldığı yüklü miktar paranın verdiği rahatlıkla yeni bir çalışma masası alır Ancak bu kez yerdeki eski halı sabahlığına ve masasına yakışmamaktadır.Yeni bir halı alır Bu şekilde eski resimlerini, koltuğunu duvar halısını sandalyelerini derken evindeki her şeyi tamamen yeniler.Sonunda bütün parası biter ve yine borçlanır. Ancak o zaman aklı başına gelir ve kendisini nasıl bir tüketim çılgınlığına kaptırdığını anlattığı "Eski Sabahlığım İçin Pişmanlık" adlı bir yazı yazar.   Bilinçli bir al...