Seneca Ahlak Mektupları 72. Mektup
72. Mektup
Ruhu olgunlaşmamış insanların neşesi yer yer bölünür ama bilgenin ruhu sevinçle 257 doludur, hiçbir neden ve keder yüzünden parçalanmaz; her zaman, her yerde sükûnet içindedir. Başkasına bağımlı değildir, ne kaderin ne insanın lütfunu bekler. Onun mutluluğu, yüreğine yerleşmiş bir şeydir. Eğer dışarıdan gelmiş olsaydı, oradan çıkar giderdi de; orada doğmuştur. Zaman zaman bize ölümlü olduğumuzu anımsatmak için dışarıdan bir olay çıkar ortaya, ama önemsiz bir olaydır bu, cildin üstünü sıyırır ancak. Diyorum ki, herhangi bir kötü yalar geçer bilgeyi, ama en büyük, katıksız iyi, yüreğinde yerli yerinde kalır. Demek istediğim şu: Kimi kötü'ler dışındadır onun; tıpkı sağlıklı, güçlü bedendeki döküntülerin, sivilcelerin yarası gibi. Hiçbir kötü derinlere kadar inemez.
*
Attalus şöyle bir karşılaştırma yapardı: “Köpeğin ağzı açık bir şekilde, efendisinin attığı bir tutam ekmeği ya da eti beklediğini görmüşsündür, değil mi? Köpek yakaladığı her şeyi kaptığı gibi çiğnemeden yutar, hep yeni gelecek parçanın umuduyla ağzı açık bekler. Bizim başımıza da aynı şey gelir. Bekleriz ve kaderin bize fırlattığı her şeyi tadına varmadan indiririz midemize; başka bir ganimete açarak kulaklarımızı, heyecan içinde kalırız!” İşte bilgenin başına bu iş gelmez.Dopdoludur o, kader bir şey çıkarırsa karşısına, sükûnetle içine alır onu, bir kenara koyar; çok büyük, sürekli, kendi
içinden gelen bir neşeden yararlanır.
*
Bunlara bir de şunu ekle: Devlette görev alan kişilerin hiçbiri ne kadar kişiyi geride bıraktığını değil de, kimlerin gerisinde kaldığını göz önünde tutar hep. Bunların birçoklarını arkalarında görmekten duydukları sevinç, önlerinde bir kişiyi görmekten duydukları acıdan daha büyük değildir. Her ihtirasta bu kusur vardır: Hiç ardına bakmaz. Hem oynak olan yalnız ihtiras değildir, her türlü aşırı istek de oynaktır çünkü bittiği yerden yine çıkar yola.
*
Büyük ve gerçek nimetler, herkese küçücük birer parça düşsün diye bölünmez. Herkese nimetin bütünü düşer.
*
Tanrı insana gelir; aslında daha büyük bir yakınlıktır bu, insanın içine iner. Tanrı olmadan bilgelik olmaz. İnsanın bedenine tanrısal tohumlar serpilmiştir, bunlar iyi bir ekiciye düşerse, geldikleri kökene benzer, çıktıkları yere eşit sürgünler boy verir. Kötü bir ekiciye düşerse de tıpkı çorak, bataklık topraklar gibi öldürür tohumu, ürün yerine yoz otlar biter. 263
Yorumlar
Yorum Gönder