Seneca Ahlak Mektupları 77. Mektup özeti
77. Mektup
Bir yolculuk yan yolda kesilirse, ya da varılacak yerden daha geride durulursa tamamlanmamış olur; oysa yaşam onurlu yaşanmış ise tamamlanmamış sayılmaz. Yaşamına nerede son verirsen ver, iyi bir sona erdirmişsen eğer, tamamlanmış bir yaşamdır.
*
Birçok dostunu çağırdı. Kimi ya çekingen bir şekilde onun da düşünebileceği öğütleri veriyordu ona, kimi de dalkavuk, yaltakçı olduğundan akıl soranın en çok hoşuna gideceğini sandığı öğüdü veriyordu.
*
“Umudu bırak artık, yakarmalarınla tanrılar değiştirmez kaderini.” Kader kararlaştırılmış, saptanmış bir kez; büyük ve sonsuz bir zorunluluk yönetir her şeyi. Her şeyin gittiği yere gideceksin sen de. Yeni bir şey değil ki bu! Sen zaten bu yasa için doğdun. Bu yasaya baban, annen, ataların, senden önce gelenler, kısacası hepsi boyun eğdiler. Her şeyi hiçbir gücün değiştirmediği, bükülmez bir nedenler dizisi bağlıyor birbirine, hepsini sürükleyip götürüyor. Ölüme adanmış olan ne büyük bir kalabalık geliyor peşinden! Nice kişi senin yanında olacak! Benim kanıma göre, binlercesi seninle birlikte ölseydi daha cesur olurdun. Binlerce insan, hayvan, sen ölmekte duraksadığın şu anda, şu ya da bu biçimde yaşamını yitirmektedir. Yoksa sen hep gitmekte olduğun yere hiç varmayacağını mı sanıyordun? Sonu olmayan bir yol yoktur!
*
Şimdi sana büyük insanların yaşamından örnekler vereceğimi mi düşünüyorsun? Yok, çocukların yaşamından bir örnek vereceğim: Tarih bize Laconia'lı bir çocuğu anlatır, daha ergin olmamış bir çocuk. Yakalandığı zaman kendi Dor lehçesiyle bağırıyormuş: “Köle olmam ben!” diye! Dediğini de yapmış. Ona bir kölenin yapması gereken adi bir iş buyurulduğu zaman-lazımlığı getirmesi istenmiş- başını duvara hızla vurup parçalamış. Özgürlük öylesine yakınken hiç köle olur mu insan? Oğlunun işe yaramaz bir ihtiyar olmasını mı istersin, yoksa böyle güçlü ölmesini mi yeğ tutarsın? Ölmek cesareti bir çocukta bile varsa, bunca altüst olmak niye? Onun yolundan gitmek istemediğini düşün, seni sürükleyip götürecekler nasıl olsa! Başkasında bulunan o hakkı sen de tanı kendine. Bir çocuğun yüreğini edinip de “Köle olmam!" demez misin? Zavallı adam, sen insanların, olayların, yaşamın kölesisin. Çünkü yaşam, ölmenin erdemi 278 yok oldu mu artık bir köleliktir.
*
Çok uzun ihtiyarlığıyla övünen bir kadına bak, yüz yaşını doldursaydı kim katlanabilirdi ona? Piyeslerde olduğu
gibi yaşamda da öyle: Ne kadar uzun olduğu değil, ne kadar iyi oynandığı önemlidir yaşamın. Onu nerede sona
erdirdiğinin ne önemi var. İstediğin yerde bitir, ama iyi bir bitiş olsun bu.
Yorumlar
Yorum Gönder