Sorunların Ardındaki Gerçek


Günlük hayatta sıkça "sorunlarla" karşılaştığımızı düşünürüz: iş yerinde yaşanan aksaklıklar, planlarımızın bozulması, ilişkilerdeki anlaşmazlıklar... Ancak bu olaylar gerçekten birer sorun mudur, yoksa yalnızca yaşamın bir parçası mı? "Dünyada durumlar vardır, sorunlar yoktur" ifadesi, olayları algılayış biçimimizin hayatımızı nasıl şekillendirdiğini vurgular.

Osho'ya göre zihnimiz, sürekli olarak, olayları iyi-kötü, doğru-yanlış, faydalı-zararlı gibi kategorilere ayırarak anlamlandırır. Ancak gerçekte yaşamda bu ayrımlar yoktur; her şey olduğu gibidir. Bir olayın "sorun" olup olmadığı, tamamen bizim ona yüklediğimiz anlamdan kaynaklanır. Olayları oldukları gibi kabul ettiğimizde, aslında yalnızca "durumlar" olduklarını fark ederiz.

Örneğin, iş yerinde beklenmedik bir değişiklik yaşandığında bazıları bunu "kriz" olarak görürken, bazıları "yeni bir fırsat" olarak değerlendirebilir. Değişikliği sorun ya da fırsat haline getiren bizim zihinsel yaklaşımımızdır.

2022 yılında Van'da görev sürem dolduğu için atanmak istediğim yerlere ilişkin dilekçemi bakanlığa gönderdim. Tercihlerim şunlardı:

  • Adıyaman

  • Hatay

  • Kahramanmaraş

  • Malatya

  • Mersin

Atamam ilk iki tercihim doğrultusunda gerçekleşseydi sevinecektik ancak olmadı. Bu durumu tevekkül ile karşıladık. Bir yıl sonra büyük bir deprem meydana geldi. Deprem sonucu, ilk iki tercihim olan Adıyaman ve Hatay'da büyük bir yıkım yaşandı. Yaşanan bu olayı da tevekkülle karşıladık. Çünkü ayeti kerimede şöyle deniyor: “Bazı şeyler vardır ki hoşlanmazsınız fakat hayırlıdır size. Bazı şeyler de vardır, hoşlanırsınız, şerdir size. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara 216)

Direnç Gösterdikçe Acı Artar

Osho'ya göre, acının temel kaynağı dirençtir. "Bu neden benim başıma geldi?" ya da "Bu haksızlık!" diye düşünmek, durumu değiştirmez; aksine, ona karşı gösterilen direnç sadece stresi arttırır. Oysa olayları olduğu gibi kabul edip "Bu oldu, peki şimdi ne yapabilirim?" diye düşünmek, süreci daha sükûnetle yönetmemizi sağlar.

Osho bu durumu su metaforuyla açıklar: "Su, önüne çıkan taşlara çarpıp durmaz, onlara direnmez; yalnızca etrafından akar ve yoluna devam eder." Hayat da böyledir. Olaylara takılıp kalmak yerine onlarla birlikte akmayı öğrendiğimizde, "sorun" olarak gördüğümüz şeylerin aslında geçici durumlar olduğunu anlarız.

Sorunları Düşünmek Yerine Onları Gözlemlemek

Osho, zihnin sürekli geçmişe ya da geleceğe odaklandığını ancak gerçek huzurun şu anı gözlemleyerek elde edileceğini belirtir. Bir insan "sorun" olarak adlandırdığı bir durumu yalnızca izlemeye başlarsa, onun etkisini azaltabilir.

Örneğin, bir tartışma esnasında kendinizi öfkeli hissediyorsanız, Osho'nun önerdiği yöntemlerden biri "öfkenizi gözlemlemektir." Bu duygu esnasında zihninizin nasıl çalıştığını fark ettiğimizde, onun gelip geçici olduğunu görebilir ve tepkinizi bilinçli bir şekilde yönetebilirsiniz.

"Dünyada durumlar vardır, sorunlar yoktur" anlayışı, olaylara daha objektif bakmamıza yardımcı olur. Osho'nun felsefesiyle birleştirildiğinde, hayatın akışına direnmek yerine onunla uyum içinde hareket etmeyi öğreniriz. Sorun olarak gördüğümüz şeylerin, aslında zihnimizin yarattığı engeller olduğunu fark ettiğimizde, yaşam daha huzurlu hale gelir.

Hayatta her zaman kontrol edemeyeceğimiz durumlarla karşılaşılacak ancak biz onlara nasıl anlam yüklersek, öyle bir gerçeklik yaratırız. O halde, belki de en doğru soru şu olmalıdır: Bu gerçekten bir sorun mu, yoksa yalnızca bir durum mu?

 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kalbin Secdesi

Enflasyon Nedir?

Aklın Üzerindeki Sessiz Tehdit