Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kırgın Değilim Üzgünüm

Hikaye kitabımdan Züheyr altmışını çoktan geçmişti. Yıllar ona insanları tanımayı öğretmişti ama bir huyundan vazgeçememişti: Telefonu çaldığında açardı. Bilinmeyen numara bile olsa… Kırıldığı, hatta kendisine sırt çevirdiğini düşündüğü insanlar bile aradığında sesini değiştirmezdi. Belki gerçekten ihtiyacı vardır, diye düşünürdü. Belki bir insan, bir söz bekliyordur. İnsanlardan umudunu hiç eksiltmemişti. O sabah, manevi kardeşim dediği ve yıllar önce aynı evi paylaştığı dostuna bir mesaj yazdı. Cevap gelmedi. Bir gün sonra tekrar mesaj yazdı. Cevap gelmedi. Ertesi gün aradı. Telefon uzun uzun çaldı. Açılmadı. Belki meşguldür, dedi. Sevdiği insana mazeret bulmakta ustaydı. İki gün daha geçti. Akşam, salonun köşesindeki eski koltuğa oturdu. Telefonunu eline aldı. Yazdı, sildi. Yeniden yazdı, yine sildi. Kırgın görünmek istemiyordu. Sitem etmek de… Sonunda kısa bir mesaj yazdı: “İki mesajıma ve aramama dönüş olmayınca içim burkuldu. Sizi kardeş gibi seven...