Kayıtlar

Merhametli Çocuk

"Mükemmel değil, merhametli çocuklar yetiştirin. Karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen, sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çocuklar."  Doğan Cüceloğlu  Allah Resulü (sav) insanın yaratılışından bahsederken, “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecûsî yapar. Nitekim hayvan da kusursuz olarak dünyaya gelir. Sen onda bir eksiklik görüyor musun?” buyurarak insanın tertemiz, günahsız ve kusursuz bir şekilde yaratıldığına dikkat çekmiştir.  Hepimiz bebek görmüşüzdür. Hepsi de ne kadar masum ve sempatik görünür öyle değil mi? Büyük canilerin bebeklikleri de masum görünümündeydi. Peki  ne oldu da bu bebek cani oldu? Bu bebek sizin bebekliğinizden veya bebeğinizden farklı mıydı? Onu da masum, merhamet ile özdeşleşen bir anne doğurmuş olamaz mıydı?. O anneye bu bebek büyüyünce cani olacak denilseydi sizce nasıl tepki verirdi?  Hrant Dink’in katledilmesinin ardından eşi Rakel Dink'in yaptı...

Kırmızı çizgi

Resim
  Eskiden elektrik sigortaları vardı. Bunlara buşon denirdi. Daha sonra şimdi kullandığımız otomatik sigortalar çıktı.               Buşon   Otomatik sigorta Gençler, eski buşonları muhtemelen bilmez. Elektrik sisteminde/tesisatında ani bir akım yükselmesi olup tehlike oluştuğunda sigorta devreye girip  elektriği keser. Bu duruma halk arasında sigorta attı tabiri kullanılır. Yeni tip sigortalarda sigortanın üzerinde bulunan şalter olarak tabir edilen düğme aşağı düşer. Sorunu giderdikten sonra bu düğmeyi yukarı kaldırmanız yeterlidir. Eski tip sigorta buşonunun içinde özel bir kum ve ince bir tel vardı. Sigorta attı denilirken aslında gerçekte olan buşonun içindeki telin aşırı yüklenmeden yanıp kopmasıydı. Böylece elektrik akımı kesilirdi. Bu durumda buşonu değiştirmeniz gerekirdi. Kalitesizleri ucuzdu ancak kaliteliler pahalıydı. Onun için çoğu kimse buşonu değiştirmeyip dışardan üzerine aşağıda gör...

Pamuk Prenses gibi

Kadın, " Çevreniz, her hareketinizi gözleyen casuslarla dolu," diye yazmıştı. Sorunla ilgilenmekten çok kendi meziyetlerine dikkat çeken Franklin sonradan meşhur olacak bir cevap gönderdi:  Bu tür işlerin olumsuz etkilerinden korunmak için uzun zamandır tek bir kurala dikkat ediyorum. O da kısaca şu: Ortaya çıkınca yüzümü kızartacak hiçbir şeye bulaşmamak ve casusların görebileceği yahut ilgi duyabileceği bir şey yapmamak. Bir insan ne kadar adil ve şerefli davranırsa o kadar iyi tanınır, ismi o kadar yayılır ve kökleşir. (Benjamin Franklin)  Şimdi hatırlayamadığım bir yerde okumuştum. Bir şirketin Afrika sorumlusu Afrika'nın bir ülkesine gidiyor. Orada bir taksiye biniyor. Taksiden inince fatura istiyor. Afrika’da fatura ne gezer. Dolayısıyla fatura alamıyor. Yemek yediği lokantadan fatura isterken taksi parası olan 100 dolar eklenip kesilmesini rica ediyor. Görevini bitirip şirketin merkezine dönünce yol harcamalarını yazıp onaylatmak için üst yöneticiye gidiyor. Üst ...

Cepsiz elbise

Ahmet Bey’in günü yoğun geçmişti. O gün çok efor sarf etmişti . Mesai bitimine doğru gün içinde oluşan yorgunluğu hissediyordu. İşini bitirip aşağı indi. Eve gitmek üzere arabasına doğru yöneldi. Arabaya binip yola koyuldu. Yolu henüz yarılamamıştı ki göğsünde ağrı ve sızı hissetti. Sızıyı sol kol ağrısı ve yine sol kol  uyuşması takip etti. Önemsemedi ilk başta. Geçer diye bekledi. Ancak sızı ve ağrı artıyordu. Yolunun üstünde bir hastane biliyordu. Direksiyonu oraya kırdı. Acilin  önüne geldiğinde el frenini çekti, kapıyı açtı, arabadan indi ancak kapısını kapatmaya mecali yetmedi. Oraya yığılıp kaldı. Hastane personeli hemen müdahale edip Ahmet beyi geri getirmeye (duran kalbini çalıştırmaya) muvaffak oldular. Ancak kalbi tekrar tekrar durdu, tekrar tekrar çalıştırdılar... Son kez durduğunda maalesef geri döndüremediler.  Mevtayı (ölü) başka bir birime teslim ettiler. Gereken işlemler yapıldı. Elbiseleri çıkarıldı. Cebindeki eşyalar, telefonu, cüzdanı vs. bir tutanağa ...

Tarağın dişleri

Rahmetli Kemal Sunal'ın “ Bekçiler Kralı ” adlı filmini izlemeyen yoktur sanırım. Bu filmde Kemal Sunal bir mahalle bekçisi olarak atanıyor. Göreve başlar başlamaz da çevresinde gördüğü olumsuz durumlardan bekçi olarak kendisini sorumlu hissedip müdahale ediyor. Bir fırının önünde toplanan kalabalık dikkatini çekiyor.  Oraya müdahale edince fırıncı öfke ile "Sana ne oluyor?"  diyor. Bekçi (Kemal Sunal) ona: "Halkı isyana teşvik ve devlet büyüklerine hakaret suçu var." deyince fırıncı "Vay, devlet büyüğü sen misin?”  Diye soruyor. Bekçi: "Görev kutsaldır. Her görev yapan büyüktür. Görevin küçüğü büyüğü yoktur." şeklinde üzerinde çokça düşünülecek bir cevap veriyor.  Rahmetli Atiye Keskin (Nur içinde yatsın) 'Bir nükte bir ışık' adlı kitabında (1978) şöyle diyor: “Az gelişmiş ve eğitimde geri ülkelerde zenginlik bir itibar ölçüsüdür... Halbuki herkes memleket değirmeninin çarklarını döndüren sulardan bir damladır.... Mühendisin işini aşçı g...

Hastalıktan önce…

Bir kaç dostum yazılarınız ve programlarınız dini yazı ve programlara benziyor, diyor. Ben sırf yazı yazmak, program yapmak için yazıp program yapmıyorum. Belirli bir yaşa gelmiş biri olarak toplumda gördüğüm eksiklikleri dinimizin ahlak ilkeleri ile örtüştürüp çeşitli örneklerle toplumda farkındalık oluşturmak istiyorum. Dinimizin dolayısıyla Peygamberimizin öğretileri evrensel ahlak ilkeleridir. Bu nedenle yazılarımız tüm inanç mensuplarına yöneliktir. Özelde de peygamberimizi örnek alma amacı da taşır. Dikkat edilirse namaz, oruç, abdestten bahsetmiyorum. Bu konular uzmanların işi. Ben sadece yüce Allah'ın " Andolsun Allah’ın Resûlü’nde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır." ayetinde belirttiği üzere örneklerle Resulullah'ın ahlakını ve nasıl olmamız gerektiği konusunda farkındalık oluşturmak istiyorum... Resulullah (sav) bir hadisinde "Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin: Ö...

Değer mi?

                                                                İnsanlar ve hayvanların ortak özelliklerinden birisi de karınlarını doyurmaktır. Bir farkla; hayvan doyduğu zaman yemek ile ilgilenmez. Ancak insan… Belgesellerde izlemişsinizdir; vahşi bir hayvan bir sürüye dalınca bir hayvanı ele geçirip öldürüyor. Karnını doyurduktan sonra yanı başında gezen sürü ile ilgilenmiyor.  İnsanda da benzer özellikler görürüz. Karnı doyduktan sonra önüne gelen yemek ile ilgilenmez. Zorlarsanız bir iki lokma alır. Daha da zorlarsanız her lokma bir eziyet olur. Ancak insan doyduktan sonra sofradan çekilir ama bir sonraki öğün için aynı veya daha kaliteli yemek yemek için para kazanmaya ça...